Sebahat Altıparmakoğlu - Vedat Türkali 100 Yaşında - Kitapozet.Net
Vedat Türkali 100 Yaşında

Sebahat Altıparmakoğlu – Vedat Türkali 100 Yaşında

Türk edebiyatının unutulmaz isimlerinden Vedat Türkali’nin anısına Sebahat Altıparmakoğlu tarafından hazırlanan Vedat Türkali 100 Yaşında isimli kitap Ayrıntı Yayınları’ndan çıktı. Sebahat Altıparmakoğlu kimdir merak edenlere hemen söyleyelim, Sebahat Altıparmakoğlu rahmetli Vedat Türkali’nin asistanı. 2003 yılından 2016 yılına kadar on üç yıl boyunca yazarın çalışmalarına yardımcı olmuş. Kitaba geçmeden önce Vedat Türkali kimdir, Vedat Türkali’nin eserleri nelerdir hatırlayalım daha sonra  Vedat Türkali 100 Yaşında kitabının içeriğine geçelim.

VEDAT TÜRKALİ KİMDİR

Vedat Türkali 13 Mayıs 1919 Samsun doğumlu. Gerçek ismi Abdülkadir Pirhasan. Vedat Türkali ismi romanlarında, şehirlerinde, tiyatro oyunlarında, senaryolarında kullandığı isim. Türkali liseyi Samsun Lisesi’nde okudu. 1942 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümünden mezun oldu. Aynı yıl eşi Merih Pirhasan ile evlendi.

Vedat Türkali, 1944 1950 yılları arasında tek parti rejiminin baskı koşullarında daha ziyade şiirleriyle tanındı. Özellikle Bekle Bizi İstanbul şiiriyle. Vedat Türkali Maltepe ve Kuleli Askeri Liselerinde bir süre Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği yaptı. 1951 yılında ise siyasi görüşleri sebebiyle tutuklandı. 9 yıl ceza aldı. Yedi yıl sonunda koşullu olarak serbest bırakıldı. 1958 yılında cezaevinden çıkan Vedat Türkali, önce Rıfat Ilgaz la birlikte Gar Yayınları’nı kurdu.

Vedat Türkali’nin Sinema Yılları

Türkali 1960’lı yıllardan itibaren sinema alanında çalışmaya başladı. Kırkın üzerinde senaryo yazdı. Ayrıca üç filmin de yönetmenliğini üstlendi. 1965’te Antalya Film Festivali’nde Ertem Göreç’in yönettiği Karanlıkta Uyananlar filminin senaryosuyla Altın Portakal ödülü kazandı. İlk elde hatırlayacağımız senaryo olarak şöyle bir baktığımızda yine Ertem Göreç’in yönettiği Otobüs Yolcuları, Lütfü Akat’ın yönettiği Orhan Kemal‘in romanından uyarlanan Üç Tekerlekli Bisiklet, Orhan Elmas’ın yönettiği Duvarların Ötesi, Süreyya Duru’nun yönettiği Kara Çarşaflı Gelin ve Bedran sayılabilir. 1977’de Kara Çarşaflı Gelin ile Antalya’da ikinci kez En İyi Senaryo ödülünün sahibi oldu. Daha sonra senaryolarının bazılarını Üç Film Birden ve Eski Filmler adıyla kitaplaştırdı.

Vedat Türkali’nin Romanları

Vedat Türkali’nin ilk romanı Bir Gün Tek Başına. 1974’te yayınlanan eser, 1960 İhtilal’i öncesinde Türk aydınının sıkışmışlığını ve arayışlarını konu alıyor. Arka planda imkansız bir aşk da hikayeye eşlik ediyor. Bu romanıyla Türkali, 1974’te Milliyet, 1976’da ise Orhan Kemal Roman ödüllerinin sahibi oldu. Yazar Yıldırım Türker bu eser için şu cümleleri kurmuş. “Bir Gün Tek Başına’nın bir kaç kuşak üzerinde yarattığı etki üzerine en az aynı kalınlıkta bir kitap daha yazılabilir. Bir Gün Tek Başına, roman dili, karakterlerinin derinliği ve kurgusuyla epeyce bir zaman hepimizin başucunda yer aldı.”

Vedat Türkali’nin kalemi yazım dünyasının hiçbir alanını boş bırakmadı. Tiyatro oyunları da yazdı. Yüz Kırk Birinci Basamak, Bu Ölü Kalkacak, Dallar Yeşil Olmalı ve Şeytan’ın Kaşık Oyunları Türkali’nin kaleminden çıktı.

Tekrar romanlarına dönecek olursak, 1974’te yayımlanan Bir Gün Tek Başına’nın ardından 1983’te Mavi Karanlık geldi. Ardından da Yeşilçam Dedikleri Türkiye, Tek Kişilik Ölüm ve Güven. Güven’de İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki siyasal ortamı anlatır Türkali. Bu kitabı yazarken on yıl Londra’da yaşadığını da belirtelim. 2004’te Kayıp Romanları, 2009’da Yalancı Tanıklar Kahvesi’ni ve son olarak 2014’te yani 95 yaşındayken de Bitti Bitti Bitmedi isimli romanını yazdı.

Vedat Türkali 100 Yaşında

Sebahat Altıparmakoğlu’nun Vedat Türkali’nin asistanı olduğunu belirtmiştik. 13 yıl gibi uzun bir süre Vedat Türkali ile birlikte çalışma fırsatı bulan yazar 2005 yılında da Vedat Türkali isimli bir araştırma kitabı yayımlamıştı. Vedat Türkali 100 Yaşında’ya önsözü  yazar Burhan Sönmez yazmış. Yazdığı önsözde kitabı şöyle tanımlıyor. “O yalnızca öldükten sonra taktir edilip yüceltilen talihsiz yazarlardan değildi. Seksen beşinci yaşında da onun adına bir armağan kitap yayımlanmış, etkinlikler düzenlenmişti. O kitap genişletilip zenginleştirilerek bu yeni kitap hazırlandı. Bu armağan kitap ona adanmış minik bir ağıt ve koca bir gülümseme olarak görülebilir. Bir Vedat Türkali tarihi olmanın ötesinde bir Türkiye tarihi gibi de algılanıp okunabilir. Bir yazara olduğu kadar onun içinden geçtiği çağa, o çağın acılarına ve umutlarına gönderilen bir selamdır. Zaten onu kim çok sevdiği ülkesinin tarihinden ayırabilir ki

İyi okumalar diliyoruz.

Mesaj Yazabilirsiniz

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır


*