Seval Şahin - Talih Tesadüf ve İrade - Kitapozet.Net
Seval Şahin - Talih Tesadüf ve İrade

Seval Şahin – Talih Tesadüf ve İrade

Yerli polisiye romanlar üzerine yaptığı araştırmalardan tanıdığımız “Seval Şahin“in “Talih Tesadüf ve İrade” isimli inceleme kitabı İletişim Yayınları‘ndan çıktı. Kitabın alt başlığı şöyle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Romancılığı Üzerine Düşünceler. Talih Tesadüf ve İrade’nin özetine geçmeden önce Seval Şahin kimdir kısaca tanıtalım. Seval Şahin Mimar Sinan Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. Yayımlanmış kitapları Kültürel Sermaye, Kibar Hırsız ve Şehir, Modernizmin Oyunu Oyunun Modernizmi. Tanpınar’da Oyun ve Cinai Meseleler-Osmanlı-Türk Polisiye Edebiyatında Biçim ve İdeoloji.

Seval Şahin Talih Tesadüf ve İrade’ye yazdığı sunuşta; kitapta yer alan dört makalenin kendi doktora tezinden yola çıkarak kaleme alındığını belirtmiş. Makaleleri oluştururken Tanpınar’ın romanlarında ısrarla ortaya çıkan mektup, hatıra, tiyatro, Karagöz Hacivat gibi metinlerin romanlardaki kurgu ve yapı ile aralarındaki ilişkiyi merkeze alan bir okuma yaptığını belirtiyor. Şahin’in Talih Tesadüf ve İrade ‘de incelediği Tanpınar romanları Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler,  Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü.

Kitabın tanıtım bülteninde şu ifadelere yer verilmiş. “Türk edebiyatının aşılmaz doruklarından Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romancılığı üzerine denemelerden oluşan bu kitapta Seval Şahin, mektup, hatıra, tiyatro, orta oyunu gibi türlerin Tanpınar’ın metinlerinde kurgu, olay örgüsü ve yapı arasındaki ilişkiyi nasıl dinamikleştirdiğini ortaya koyuyor. Tanpınar hakkında yapılmış güncel çalışmaları da göz önünde bulundurarak kapsamlı bir kuramsal çerçeve çizen Şahin; Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler, Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü özelinde Tanpınar poetikasına yeni bir açılım getirmeyi deniyor.“Tanpınar, Suad ile belki bir trajedi ortaya koyamamıştır ama asıl trajedi de bu değil midir? Kendisini evrenin merkezine koyan insan, tek başınadır, kendinden başkalarıyla bütünleşememekte, kendisini çoğullaştıramamaktadır. Son sahnede her tarafı aydınlatan bir güneş gibi gökyüzüne gerilen Mümtaz değil Suad’dır. Bu, belirli anlamlarda insanın tanrılaşması değil midir? İşte, tersine çevrilmiş teolojinin bir başka karşılığı da buradadır.”

İyi okumalar diliyoruz.

Mesaj Yazabilirsiniz

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır


*